• Ana Sayfa
  • Blogger
  • Bulutlara Çok Daha Yakın! Aşkınızı Katlayacak Madrid Seyahat Rehberi
keyfigüzergah madrid seyahat rehberi

Bulutlara Çok Daha Yakın! Aşkınızı Katlayacak Madrid Seyahat Rehberi

İspanya’nın başkenti ve en büyük şehri olan Madrid, birçok ziyaretçinin en çok tercih ettiği destinasyonlardan biri. Hem Batı Avrupa standartlarına göre uygun fiyatlı hem de olağanüstü kültür, mimari, sanat, yemek ve eğlence dolu capcanlı bir şehir. 

Barselona’dan ayrılırken gerçekten üzgündüm ta ki Madrid’e varana kadar! Hem yerlisi hem de turistler için cezbedici bir şehir bir kere. Herkes böyle hisseder mi çok emin değilim ama burada olma hissi keyif veriyor. Gökyüzüne çok ama çok yakınmışsın hissiyatı sanki bulutlara dokunacakmışsın gibi! Madrid’de yapılacak o kadar çok şey var ki nereden başlayacağını bilemeyebilirsin. Madrid’de sadece 2 günün mü var? Bu Madrid seyahat programıyla ne göreceğini, nerede yemek yiyeceğini, hepsini hangi sırayla yapacağını ve daha fazlasını keşfetmeye hazır mısın? Ucuz uçak biletini nerede bulacağını zaten biliyorsun. 

Madrid Uçak Bileti Ara

Işıltılı, görkemli mimarisi, geniş yeşil alanları ve rakipsiz tapaslarıyla Madrid, yalnızca ziyaret edilecek bir yer değil aynı zamanda yaşanılması gereken bir deneyim. Barselona’nın aksine turizm ana faaliyet alanı olmasa da gerçekten yaşanacak bir şehir olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle İspanyol yaşam tarzını özümsemek için mükemmel bir yer.

Madrid’i Hangi Mevsim Ziyaret Etmeliyim? 

Madrid’de yazlar sıcak. Hatta oldukça acımasız ama en azından nem oranı düşük. Madrid’de kışlar aslında soğuk olur. Mart sonu haziran ortası ve eylül-ekim aylarını ziyaret etmeni öneririm. Kısacası Madrid’i ziyaret etmek için “kötü bir zaman” yoktur ancak yazların çok sıcak ve nemli olabileceğine dikkat et!

Madrid'e kaç gün ayrılır

Madrid’e Kaç Gün Ayırsam Yeterli Olur? 

Madrid’de asla görülecek yerler ve yapılacak şeyler bitmiyor. Buraya en az 3 veya 4 tam gün ayırmanızı öneririm ancak müzelerde çok fazla zaman geçirmeyi seviyorsan veya gezmeyi seviyorsan hiç düşünmeden birkaç gün daha ekleyebilirsin.

Madrid Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Nasıl Giderim?

Madrid Barajas, Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri ve dünyanın her yerinden gelen yolcuların İspanya’ya vardığı havaalanıdır. Sana seçenekleri sunuyorum; biz Barselona’dan trenle geçtik ama direkt Madrid’e gelseydim Line 8 metrosunu kullanırdım.

Metro: Madrid Havalimanı’ndan merkeze gitmek için en popüler seçeneklerden biri 8 numaralı metro hattı. Line 8’i takip ederek, Madrid şehir merkezine 12 dakikada ulaşabilirsin. Metro Hattı Line 8, havalimanındaki iki metro istasyonundan ayrılıyor ve Madrid’in kalbindeki Nuevos Ministerios’a gidiyor. Her gün sabah 6.05’ten gece 01.33’e kadar, son trenin havalimanı metro istasyonlarının her birinden kalktığı saatte çalışır. Nuevos Ministerios’tan şehrin kalbine ulaşmak istersen 6 veya 10 numaralı metro hatlarına aktarma yapabilirsin. Ücret: Madrid Havalimanı’ndan şehir merkezine tek yön metro biletinin ücreti 4,50-5 € civarında. (2024)

Tren: Madrid Barajas Havalimanı’ndan şehir merkezine trenle gitmek pek konforlu bir seçenek değil çünkü mutlaka birkaç kez tren değiştirmek zorunda kalacaksın.

Airport Express: Ayrıca Barajas Havalimanı’ndan şehir merkezine Airport Express (Express 203 Hattı) otobüsüyle de gidebilirsin. Bu otobüs Madrid’in tam merkezini Madrid Havaalanı’na bağlıyor. T1 kalkışları, T2 kalkışları, T4 varışlarına gitmeden önce Atocha Tren İstasyonu, Plaza Cibeles ve O’Donnell İstasyonu’nda durur ve ardından döngüyü yeniden başlatmak için Atocha İstasyonu’na geri döner. Ücret: 5 €. (2024)

Madrid şehir merkezine nasıl gidilir?

Otobüs: Madrid Havalimanı’ndan şehir merkezine otobüsle gitmek metroya göre biraz daha uzun süreceği için biraz daha zahmetli olabilir. Trafik yoksa yaklaşık 40 dakikada Madrid’e varacaksın. EMT 200 otobüs hattı Madrid’in merkezini Madrid Havaalanı’na bağlar. Hat, Avenida de Americas istasyonundan başlar ve T1 kalkış , T2 kalkış , T4 geliş duraklarında duruyor ve ardından Avenida de Americas’a geri dönüyor. T3’ten bu istasyonlara aktarma yapmanız gerekiyorsa endişelenmeyin, iki terminal arasında havalimanı içinden çok rahat bir şekilde yürüyebilirsiniz. Ücret: 1,5 €. (2024)

Atocha Tren İstasyonu’ndan Barajas Havalimanı’na ya da Havalimanından Atocha’ya Nasıl Giderim?

Biz bu yolu kullandığımız için belirtmek istedim. Barselona’dan trenle Madrid’e geldik. Zaten Atocha’nın konumu merkezde sayılır, her yere yürüme mesafesi. Eğer ki İspanya’nın başka bir şehrinden AVE treniyle Madrid’e gelip Atocha’dan direkt Barajas Havalimanı’na gitmek istiyorsan Cercanias treni, otobüs veya taksi ile gidebilirsin. Cercanias treni, Terminal 4’ü Atocha istasyonu ve Príncipe Pío istasyonuna bağlıyor. Öncelikle T1, T2 veya T3 terminallerindeysen havalimanının tüm terminallerini birbirine bağlayan ücretsiz otobüsle T4’e gitmen gerekecek. Daha sonra Cercanias’ın C1 hattını kullanırsan 30 dakika içinde Atocha tren istasyonuna ulaşacaksın.

Madrid Havalimanı’ndan tek kişilik Cercanias bilet fiyatı 2,60 €.(2024) AVE bileti olan yolcular için ücretsiz olduğunu unutma. Otobüsle daha önce bahsettiğim Airport Express (203 hattı) servisine binerek yaklaşık 50 dakikada Atocha İstasyonu’na ulaşacaksın.

 

madrid şehiriçi ulaşım

Biz gayet tabanvay olarak gezdik. Madrid’de illa toplu taşıma kullanmaya gerek duyacaksan metro, şehirde dolaşmanın en ucuz ve en hızlı yolu. Ama tabii lütfen çanta ve telefonlarına dikkat et. Tek biletin fiyatı 1,50-2 €, ancak 10 €’nun biraz üzerinde bir fiyata 10 gidişlik bilet de satın alabilirsin. Bir günden fazla kullanacaksan 10 kullanımlık bilet gerçekten buna değer. 10 gezi bileti (A Bölgesi): 12,2 . Madrid metro ve otobüs sistemleri entegre halde. Bu da Madrid metro hatlarına ve EMT otobüs hatlarına aynı “bilet” ile erişebileceğin anlamına gelir. Bunun dışında haziran 2014’ten bu yana Madrid, şehrin her yerinde rahatça kiralayabileceğin halka açık elektrikli bisikletler de sunuyor. Uygulamalarını indirip rahatlıkla kullanabilirsin.(2024)

Madrid’de Nerede Kalayım?

Madrid çeşitli mahallelerden oluşan bir şehir. Plaza Mayor ve Puerta del Sol’un uzağında Madrid’in gerçek yerel yaşamına adım atmaya ne dersin? Madrid’in en güzel yanlarından biri de hemen hemen her seyahat tarzına ve bütçeye uygun bir mahallenin bulunması. Şehre genel bir bakış sunmana yardımcı olmak için Madrid’in mahallelerine ilişkin genel bir rehber hazırladım. Her mahallenin havası hakkında fikir vereceğini düşünüyorum. 

Madrid oldukça kompakt bir şehir olduğundan, şehir merkezinde (diğer adıyla centro) 30 dakikadan fazla herhangi bir yerden yürüyerek uzaklaşamazsın. Yürümek istemiyorsan metroya da binebilirsin. 

Los Austrias ve Gran Via Sol Mahalleleri: Şehrin önemli turistik mekanlarının çoğu bu bölgelere yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesinde. Aynı zamanda şehrin en turistik bölgesi olduğundan gittiğin her yerde çok sayıda alışveriş ve yemek mekanı bulacaksın. Bölge turistlerin uğrak yeri olduğundan, pahalı ve düşük kaliteli restoranlardan uzak durmaya dikkat etmelisin. Bu nedenle yemek yemeye çıkmadan önce araştırma yaptığından emin ol derim.

Salamanca: Madrid’de konaklamak için en lüks seçeneğimiz geldi. Sadece Gucci ve Prada mı giyiyorsun? O halde Salamanca Mahallesi tam sana göre bir yer olabilir. Madrid’in bu üst düzey bölgesi, Avrupa’nın en pahalı gayrimenkullerinden bazılarına ev sahipliği yapar ve İspanya’daki en iyi lüks alışverişi bulabileceğin bir yer. Ayrıca seçkin restoranlar ve pahalı barlar da bulacaksın. Gece hayatı da üst düzey müşterilere hitap etse de her bütçeye uygun çok sayıda seçenek mevcut. Başka hiçbir şey olmasa bile mimariyi keşfetmek ve hayranlıkla izlemek için güzel bir mahalle. Gezilecek yerleri arasında bulundurması da cabası. Salamanca; lüks mağazaların, Michelin yıldızlı restoranların, şirket ve elçilik binalarının bulunduğu elit bir mahalle. 

Malasana

Malasaña: Madrid’in en havalı, yenilikçi, bohem mahallesini deneyimlemek ister misiniz? Şık, havalı, büyüleyici eski mimarisi ve sokak sanatıyla, bir zamanlar şehrin en zorlu kısımlarından biri olan Malasaña’nın bohem ve asi bir geçmişi var. Bölgede çok sayıda iyi mağaza, cafe ve restoran bulunuyor. Bir zamanların köhne sokakları artık havalı kahve dükkanlarına (birçoğu geceleri bara dönüşüyor), çeşitli restoranlara, açık hava kafelerine, havalı barlara, butiklere, yemek pazarlarına ve insanlarla dolu tonlarca küçük meydanlara ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda büyük bir öğrenci nüfusuna da sahip, dolayısıyla çok sayıda bütçeye uygun bar, restoran ve vintage giyim mağazası bulabilirsin. Ancak tüm bu gece hayatı, mahallenin sabahın erken saatlerine kadar oldukça gürültülü olduğu anlamına geliyor ve dolayısıyla hafif uyuyanlar için en iyi seçenek olmayabilir.

Chueca: Eski binaları, rahat kafeleri, popüler restoranları, kaldırım kafeleri, çeşitli barları, havalı yiyecek pazarları, butik alışverişleri ve şehrin en iyi gece hayatından bazılarıyla ünlü şehrin sevimli bir bölgesi. Birçok yönden Malasaña ile kusursuz bir şekilde uyum sağlıyor. Burası bütün gece ayakta kalan başka bir mahalle, dolayısıyla bazı kısımlar sabahın erken saatlerine kadar gürültülü olabilir.

La Latina, Madrid

La Latina: Madrid’in en eski mahallelerinden biri. Burası bizim de konaklamak için tercih ettiğimiz bölge. Bazı kısımları labirent gibi giden dar sokaklardan oluşuyor, bu da küçük bir İspanyol köyündeymiş gibi hissettiriyor. Plaza Mayor’un hemen aşağısındaki La Latina, Madrid’in en ünlü tapas barlarına ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. En ünlü caddesi ise Calla Cava Baja. La Latina hala çok otantik bir mahalle olduğu için turistlerden çok yerlileri bulacaksın. Herhangi bir hafta sonu gecesinde Cava Baja, bir tapas bardan diğerine atlayan insanlarla doluyor.  Mahallede her pazar Avrupa’nın en büyük açık hava bit pazarlarından biri olan el Rastro kuruluyor.  

Barrio de las Letras/Huertas: Sol’un doğusunda Huertas Mahallesi var, teknik olarak Barrio de las Letras olarak anılıyor ama herkes ona Huertas diyor. Madrid’in en ünlü müzeleri olan Retiro Park’a ve (AVE, hızlı trenin geldiği yer) Atocha İstasyonu’na yakın olan Barrio de las Letras/Huertas, okuma yazma geleneğiyle Madrid’in en güzel mahallelerinden biri. Ayrıca çok sayıda butik, bar ve restoran barındırıyor. Mahalle, tapas barları, restoranları, bira evleri, caz barları, dalış barları(salaş ve ucuz barlar) ve restoranlarıyla dolu, dolayısıyla herkese uygun bir şeyler bulunan hareketli Calle Huertas Caddesi tarafından destekleniyor.

Lavapies, Madrid

Lavapiés: Madrid’in en farklı etnik kökenler bulunduran semtlerinden biri. Çok fazla göçmen göreceksin bir kere. Küçük marketler, Asya’nın, Afrika’nın ve Latin Amerika’nın her yerinden ürünler satıyor. Burada, İspanyolca duymak kadar Arapça veya Hintçe konuşulmasını da duyma olasılığın da yüksek. Çok fazla göçmen barındıran Lavapiés’te, İspanyol yemeklerinden farklı olarak Hint, Fas ve Senegal restoranları göreceksin.

Ben Nerde Kaldım?

La Latina/El Rastro semtinde mükemmel bir konumda Airbnb kiraladık. Evimiz muhteşem ışık alan, tertemiz, otantik tarz bir stile sahipti. Plaza Mayor ve Mercado de San Miguel’e 600 metre mesafede. Kısaca şahane! Ev kiralarken en önem verdiğim şey “süper ev sahibi” ve güzel yorumlara sahip olması! Konakladığım evin linkini bırakıyorum.

Madrid'de nereleri gezelim

Madrid’de Nereleri Gezelim, Görelim?

Madrid’i sanatseverler çok seviyor çünkü *Altın Sanat Üçgeni’ni barındırıyor. (Prado, Reina Sofia ve Thyssen Müzeleri) O yüzden öncelikle bu müzeleri ziyaret edeceksen rezervasyon yapmanı öneririm.

Puerta Del Sol: Madrid’in merkezi ve Madrid’deki 2-3 günlük seyahat programınıza başlamak için mükemmel bir yer. Önemli turistik mekanların tümü bu meydana yürüyerek 20 dakikadan daha kısa bir mesafede bulunuyor.

Plaza Mayor: En ikonik manzaralardan biri. Hem yerel halk hem de ziyaretçiler için günlük yaşamın merkezini oluşturan bir ana meydan. Tarih boyunca, boğa güreşlerine, sanatsal gösterilere, kral konuşmalarına ev sahipliği yapmış. Şimdilerde göçmen satıcılar, turistik aktiviteler ve turist tuzaklarıyla çevrili 🙂 Böyle deyince de ürkmeyin sakın her şehirde olduğu gibi gözünüz hep açık olsun. Hala bul karayı al parayı oyununa inanan var mı bilmiyorum ama 🙂

Plaza Mayor

*Madrid’deki en iyi bocadillos de calamares (kızarmış kalamarlı sandviç) yemek için yakındaki Plaza Mayor yakınındaki Bar La Campana restoranını muhakkak ziyaret et!

*Bazı pazar günleri Plaza Mayor pul pazarına ev sahipliği yapıyor. Plaza da Mayor, Madrid’in en popüler Noel pazarının bulunduğu yer 🙂

Mercado San Miguel

Mercado San Miguel: Çok popüler bir mekan olduğu için kalabalığa hazırlıklı ol. Biraz kroket, kuru et ve manchego (bir peynir çeşidi) ya da mini tapas sandviçler almak isteyebilirsin. Tatlıyı ise bir sonraki durağına sakla.

*İçeriden ipucu: Mercado San Miguel’de çok fazla zaman veya para harcamayın. Mercado San Fernando harika bir alternatif ve çok daha fazla yerel insanla birlikte olacaksın.

Madrid Kraliyet Sarayı

Madrid Kraliyet Sarayı: En ihtişamlı Avrupa saraylarından biri ve kesinlikle Madrid’de geçireceğiniz 2 gün boyunca yapılacak en iyi şeylerden biri. İçeriyi gezmek istiyorsanız kuyruklarda sürünmeyin, online biletinizi hop şuradan alın!

Kraliyet sarayı ziyarete günün belirli saatlerinde açık. Bu gezilerde kraliyet eşyalarını ve sarayın odalarının bir kısmını görebiliyorsun. Ayrıca sarayı ziyaret etmesen de sarayın önündeki muhafız nöbet değişim seremonilerini de izleyebilirsin.

Depod Tapınağı: Depod Tapınağı, Madrid’in en eski turistik mekanlarından biri. Tarihi M.Ö. 200 yılına kadar uzanan bu Mısır tapınağı, mükemmel bir gün batımı noktası. Parkın konumu da şehrin güzel manzaralarını sunuyor.

Calle Gran Via

Calle Gran Via: Ünlü mağazaların bulunduğu, yaya ve araç trafiğinin en yoğun olduğu en popüler cadde Gran Via’dır. Modern Madrid’i temsil eder. Burada çok iyi restoranlar bulabilirsin.

La Latina: La Latina Mahallesi duvarları, tarihi dokusu, gece hayatı, restoran ve barlarıyla oldukça canlı.

malasana

Malasana: Tasarım dükkanlarının, “vintage” mağazaların, sanat galerilerinin ve kitap dükkanlarının bulunduğu bir bölge. Bunun yanında gece hayatı için sanatçılar ve “hipster”ların da tercih ettiği bir bölge olduğunu düşünürsek, kabaca Madrid’in en en moda semti diyebiliriz.

Almudena Katedrali

Almudena Katedrali: Bu gösterişli katedral, Avrupa’nın en büyüklerinden biri. İspanya kraliyet ailesinin düğünlerine ve taş giyme törenlerine ev sahipliği yapıyor. Neo-Gotik tarzı modern heykeller ve pop art dekoruyla harmanlanıyor. Bir asırdan fazla sürdü inşaatından dolayı katedral ancak 1993 yılında kutsanabilmiş. 

Atocha Railway Station: Atocha Tren İstasyonu, Madrid’deki en büyük ve ana tren istasyonu. Burayı adım attığım an gülümseyerek ilerledim. Yılda milyonlarca yolcuya ev sahipliği yapıyor. Kuşlar tepenizde uçuşuyor. Ayrıca tropik bitkilerle dolu botanik bahçesi var 🙂

Puerta del sol: Madrid’in simgesi ayı da burada. Büyük bir ulaşım merkezi olan Puerta del Sol, şehirdeki ziyaret edilecek en ilginç meydan. Burada ilgi çekici heykellere, kamusal sanat eserlerine ve tarihi mimariyi göreceksin. Madrid halkının işlerini yürütmesini izlerken bir kahve alıp seyredalabilirsin. Çantana dikkat etmeyi unutma, burası yankesiciler için popüler bir yer! Puerta del sol İspanyolcada “Güneş Kapısı” anlamına geliyor. Bunun nedeni, meydanın gün doğumundan itibaren gün ışığını alması. Meydanda, saat kulesi, postane binası, Madrid Valiliği ve Madrid’i temsil eden ayı heykeli (El Oso y el Madrono Heykeli) bulunuyor.

Museo del Prado

Museo del Prado: Benim için en heyecan verici deneyimlerden biriydi. Museo del Prado, İspanya’nın ana ulusal sanat müzesi ve Avrupa’nın en iyi müzelerinden biri. 12. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına kadar uzanan ve dünyanın önde gelen Avrupa sanatı koleksiyonlarından birine sahip. Velasquez ve Goya gibi İspanyol ustalardan ve Rubens, Botticelli ve Caravaggio gibi uzak sanatçılara uzanan güzel bir klasik sanat koleksiyonuyla cezbediyor. Prado, pazartesiden cumartesiye 18.00-20.00 arası ve pazar günü 17.00-19.00 arası ücretsiz. 

Giriş: 15 €.(2024) Bilet almak için tıklayın.

Tyssen/Bornemisza müzesi: 1000’den fazla sanat eserinin (çoğunlukla 13. yüzyıl ve 20. yüzyılın sonlarına kadar) yer aldığı Thyssen, dünyanın en büyük ve en iyi özel sanat koleksiyonlarından biridir. Pazartesi günleri ücretsiz. 

Giriş: 10 €.(2024) Bilet almak için tıklayın.    

Caixa Forum: Sponsorluğunu İspanyol Caixa Bank’ın üstlendiği Caixa Forum, Madrid’in en ilginç görünümlü yapılarından birine dönüştürülmüş eski bir elektrik santrali. Modern ve çağdaş sanat, müzik, multimedya ve daha fazlasını içeren döner sergilere ev sahipliği yapıyor. 

Giriş: 4 €.(2024)  Bilet almak için tıklayın.

Reina Sofia Müzesi

Reina Sofia Müzesi: Kraliçe Sofia Müzesi, İspanya’nın 20. yüzyıl sanatına ait ulusal müzesi. Pablo Picasso ve Salvador Dalí’nin mükemmel koleksiyonları da dahil olmak üzere, çoğunlukla İspanyol sanatçıların eserlerini içeriyor. Aynı zamanda daha küçük bir uluslararası sanatçı koleksiyonuna da sahip. Pazartesiden cumaya 19.00-21.00, Cumartesi 14.30-21.00 ve Pazar 10.00-14.30 arası ücretsiz.

Giriş: 12 €.(2024) Bilet almak için tıklayın. 

El Retiro Park: Büyük, hareketli bir şehrin ortasında güzel bir alan. Gitmeden önce çok yükselmiştim, fotoğraflar, anlatılanlar… Ama gelin görün ki benim için bir hayal kırıklığı oldu. “Niye?” derseniz çünkü çok bakımsızdı. 2021’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin bir parçası haline gelen bu parkı bu halde görmek bir parça üzdü. Retiro Parkı, göletlerde turistik kayık gezintisi yapabileceğiniz çok güzel ve çok büyük bir park. Tek teknede 4 kişiye kadar 8 € (hafta içi ve tatil dışı günlerde giderseniz 6 €). Kürek çekmek ve başka bir güzel fotoğraf çekimi sağlamak çok kolay. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim koskoca parkta çocuk oyun alanı oldukça ufak ve asla yeterli değil.(2024) “El Retiro Park’ta Ne Yapılır?” dersek şöyle sırayabilirim:

  • Paseo de las Estatuas: Aslında Paseo de la Arjantin olarak anılsa da farklı İspanyol hükümdarlarının heykellerini görebilmeniz nedeniyle bu ismi almış.
  • Gölet: Kayıklardan birini kiralayıp dinlenerek vakit geçirebileceğiniz yer.
  • Alfonso XII Anıtı: Onu göletin kıyısında bulacaksın ve eğer onu pazar günü ziyaret edersen, timbal ve diğer enstrümanlar çalan insan gruplarını bulacaksın.

Jardines de Cecilio Rodríguez

  • Jardines de Cecilio Rodríguez: Bu bahçeler özel bakımlı. İçlerinde tavus kuşları ve ördekler bulabilirsin. Pek fazla bilinmeyen ve etrafta dolaşan insanların genellikle az olduğu bir köşe ve parkın en sessiz yerlerinden biri.

Palacio de Cristal

  • Palacio de Cristal: Buranın kapalı oluşu beni bir tık üzdü. Umarım açık haline denk gelirsin. 1887 yılında inşa edilen Palacio de Cristal, neredeyse tamamı demir çerçeveli camdan oluşan bir yapı ve çağdaş sanat sergileri için kullanılıyor. 130 hektarlık El Retiro parkı içinde ve büyük bir gölün yanında yer alıyor. Cidden büyülü!
  • Real Jardín Botánico: Botanik Bahçesi, Retiro Park’ın kıyısında bulunuyor. Real Jardín Botánico de Madrid, Madrid’de 8 hektarlık bir botanik bahçesi. Prado Müzesi’nin yanında, Plaza de Murillo’da yer alıyor.

El Rastro: Madrid’in Pazar sabahı (08.00-15:00 saatleri arasında) gidebileceğin bit pazarı. Bizim kaldığımız evin sokağında kuruluyordu 🙂 La Latina mahallesinde çok sayıda plaza ve cadde üzerinde yer alan tezgahlar temalara göre gruplandırılmış: antikalar caddesi, vintage giyim caddesi, ticaret kartları plazası gibi. Burası kalabalık olduğu için yankesicilere dikkat ediyoruz. 🙂

Dünyanın en büyük Zara’sı Madrid’te! Madrid’de 3 katlı Zara’ya muhakkak bakmalısın.

Madrid’de Nerede Ne Yiyelim?

Madrid’de Nerede Ne Yiyelim?

İspanyol yemeklerini düşündüğünde aklına ilk gelen şey tapas olabilir ve Madrid’de tapas sadece yemek değil, bir yaşam biçimidir. Bu şehirdeki yemek deneyimim Barselona’nın da üstüne çıktı diyebilirim. Harika lokal mekanlarla dolu. 

Churros ve sıcak çikolatanın tadına bak. Her zaman yenebilecek geleneksel kahvaltı. Churros’a bir alternatif, temelde churro’nun daha büyük bir versiyonu olan Porras. San Ginés, Churrosları ve sıcak çikolatasıyla ünlü ve 7/24 açık.

Calle Cava Baja’da tapas ye: Otantik İspanyol mutfağı arıyorsan bu cadde tam sana göre. Calle Cava Baja, mahallenin yiyecek ve içecek alabileceğin en ünlü yerlerinden biri ve bu canlı, renkli ortamı bir kez ziyaret ettiğinde nedenini hemen anlayacaksın.

Gizli kurabiyeciyi bul: Evet, ciddiyim. Ben böyle değişik deneyimlere bayılıyorum özellikle de bakarım farklı hikayeler, mekanlar hep ilgimi çeker. Madrid’deki bu gizli rahibe kurabiyelerini nasıl bulacağını merak ettin bence. 🙂

Corpus Christi Manastırı’na doğru yürü ve büyük 3 numaralı binayı bul. Zil sesi ve “Horario: Venta de Dulces” yazan bir tabela bulunan bir kapı olacak. Rahibelerden biri yanıt verdiğinde “monjas” yazan zile basıp “dulces” de. Kilidi açıldıktan sonra kapıdan geçip “torno” tabelasını takip et. Çalışma saatleri pazartesi-cumartesi 09.30-13.00 ve 16.00-18.30 arası. Bu Madrid’in en eşsiz turistik mekanlarından biri değilse ben de Özlem değilim.

Chocolateria San Gines

Chocolateria San Gines’te churros ve çikolata ye: Madrid’in en iyi tatlılarını denemek için buraya gel! Her daim kalabalık ve kuyruk oluyor. Ancak kalabalık gözünü korkutmasın, Chocolateria San Gines’te tatlılar hızlı çıkıyor 🙂 Buradaki çikolata en sevdiğim oldu. Hem kıvamı hem tadı harikaydı. Bu arada en çeşitli çikolata sos burada var. Portakal aromalı çikolata dahi var.

Pink’ste smash burger ye: Madrid’in en iyi smash burgeri burada! Öyle güzel ki 2 defa ziyaret ettik. İllaki tapas ve deniz mahsülü yemekten bir noktada sıkılacaksın sonuçta. O zaman hiç düşünmeden buraya gideceksin!

Fratelli Figurato’da pizza dene: İtalyan gastronomisine tutkuyla bağlanmış 2 kardeşin mekanı. Pizzalar kadar makarna da olay! Mantarlı pizza olağanüstü idi! Ödüllü bir pizzacı muhakkak her şehirde listemizde oluyor. Onlardan biri. Tiramisu da aldık çok güzel. Afiyet olsun şimdiden. (Avrupa’nın en iyi pizzası listesinde 2. Dünyanın en iyi 50 pizzasında 12. sırada)

Chocolate Madrid

Chocolate Madrid’e uğra: Burada churros ince ve tatlı değil. Daha kalın ve tuzlu gibi. Ama çikolata sosuyla birleşince çok iyi oluyor.

Bar La Campana

Bar La Campana’da kalamar ye: Madrid’in olmazsa olmazı desem yanlış olmaz. En iyi kalamar sandviç için başka bir yere bakmanıza gerek yok. Sandviç içine tepeleme kalamar kızartma 4 €.(2024) Ne diyeyim çıkın çıkın gelin.

Casa Lucas

Casa Lucas’ta lezzetli tapaslarla tanış: Cava Baja’da en en sevdiğim mekanlardan biri oldu. Tapasları yaratıcı ve leziz. Mekan aşırı küçük ama ortam çok keyifli ve samimi. Hizmet çok iyi. Sadece 2 garson var. Restoran tamamen dolu olsa bile yemeklerin servis edilmesi uzun sürmüyor. Croque tas boletus, sardina ahumada, Vermouth, Mushroom Croquettes’e bayıldım!

Casa Revuelta

Casa Revuelta’ta morina balığı dene: Çok turistik bir bölgede olduğu için gözden kaçması olası. Bacalao (Kızarmış morina balığı) yemek için gelmelisin. Dışı altın sarısı çıtır ve içi sulu yumuşacık harika!,

ACID Bakehouse

ACID Cafe-ACID Bakehouse’da hamur işine doy: Sevgili Vedat Milor’un tavsiyesiyle ACID’e geldik. Ekmek, çörek hamur işlerini denemelisiniz. Ben kakule çöreği aldım tabi. Harika. Kahveleri de güzel. Ama daha iyileri var 🙂

Syra Coffee

Syra Coffee’de kaliteli bir kahve iç: İspanya’nın en iyi kahvelerinden biri. Gerçekten hemen her gün gittik ve herkes cookielerini denemeli! Orijinal ve fıstıklı olan resmen aşk! Bir sürü lokasyonları var ve kaliteli kahve sunmaya odaklılar. Banana bread de denenebilir 🙂

La Casa Del Abuelo

La Casa Del Abuelo’ta güveçte karides ye: Gambas Al Ajillo (Güveçte sarımsaklı karides) yemek için buraya gelmelisin. Tereyağında pişirmiyorlar ve bu şekilde pişirmeyi uygun bulmuyorlar baştan söyleyeyim.! Battered Prawns da çok güzel deneyebilirsin!

Casa Toni

Sakatat seviyorsan Casa Toni’ye uğra: Burası lokalin dibi. Yerel birinden aldığım tavsiyeyle buraya geldim, genelde sakatat yemekleri var. Aşırı değişik bir deneyim olabilir ama o kadar cesur değilseniz bizim gibi karides, boquerones fritos (hamsi çıtır balık), chopitos ve patatas bravas alıp oturun. 😀Champiñones a la Plancha (sıcak tabakta mantar) da alınabilir. 

Bucolico Cafe’de hamur işi dene: Buraya rezervasyon şart, baştan söyleyeyim de sonra ağaç gibi dikilmeyin saatlerce. Yarım saatten fazla bekledik. Neyse ki çörek ve kahve ikram ettiler beklerken. Brunch yapmak için popi bir mekan. Maiz pasta, tahinli kurabiye hamur işleri çok iyi. Kahvaltı olarak Huevos Benedictinos: 8 euro (Bundaki tarçın aroması iyi değildi) ve Queso straccietella: 9 euro (Bu başarılıydı) aldık. Madrid’deki en popüler brunch mekanlarından biri de Carmencita Brunch.

AMBU Coffee’de bir kahve iç: Özel kahve arıyorsanız harika bir durak. Dekorasyonu sevimli ve özel kahvenizi seçmek için oldukça geniş bir menü, aynı zamanda oldukça lezzetli ve keyifliydi. 

Ruda Cafe özel bir kahve deneyimle: Burası listemde olmayan ve tesadüfen girdiğim bir kafeydi ama “vayy çok iyi” dedirtti. La Latina’da güzel-özel kahve. Minik bir dükkan. Çok iyi ilgi ve yatkınlık, hızlı servis ve her şey lezzetli. Fiyatlar da iyi.

Alchemy Coffee’de Jesús’tan bir kahve iste: En en sevdiklerimden birisi burası! Yüksek kaliteli özel kahvenin birçok çeşidi var. Kahvaltı da bulunuyor ve çok seviliyor. Kahve enfes ve barista Jesús kahveyi bizim için büyük bir özenle hazırlayan harika bir profesyonel.

El Riojano’da sıcak çikolata iç: El Riojano, hamur işleri ve sıcak çikolatasıyla ünlü (birçok kişi San Ginés’ten bile daha iyi olduğunu söylüyor) bir başka Madrid kuruluşu. Churros yapmıyorlar ama sıcak çikolatanızı soletilla (temelde bir İspanyol kedi dili bisküvisi) ile alıyorlar. 

Caravan Cafe

Caravan Cafe’de kahvaltı yap: Bence kahvaltı için bir seçeneğiniz varsa o burası olsun! Çok özenli tabaklar ve iyi hizmet. Kahve başarılı. Pink salmon royal, ekmek üzerine avokado-domates-poşe yumurta seçtik. Her şey çok lezzetliydi.

Mercado Jamon Iberico’da şarküteri tabağına dal: Lokal bir öneriydi. Şarküteri tabağı ile minik mola verilebilir. Acı biberli keçi peynirine bayıldım!

Casa Labra

Casa Labra’da fish&chips dene: İkonik! Morina balığı kroket sipariş et! Fish&chips için muazzam. Şehrin harika bir yemek için en uygun fiyatlı noktalarından biri olarak ününü gerçekten kazanmış. 

San Miguel Pazarı’nda (Mercado de San Miguel)mutlaka yemek ye: Yemek pazarı. Buradaki yemekler lezzetli ve şehir merkezindeki konumu göz önüne alındığında şaşırtıcı derecede ucuz. Eski mahalledeki bu tarihi pazar, İspanyol mutfağının (vermut, pintxos, istiridye, zeytinli paella, havyar) tadına bakmak için mükemmel liste uzayıp gidiyor.

Los Barrios’ta Bira İçip Tapas keyfi yap: Madrid’de el barrio olarak bilinen bara gitmek, yerel halk için köklü bir gelenek ve popüler bir eğlencedir ve La Latina mahallesi, en iyi içki mekanlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. La Musa Latina, Basilica de San Miguel yakınında, açık havada oturma alanı bulunan tipik bir tapas barı. Lamia on Calle Cava Baja ise yerel halk arasında popüler olan Bask tarzı bir restorandır. Dene!

Mercato de la Cebada

Mercato de la Cebada’da aradığın her şey var: İspanya’nın sunduğu tüm leziz lezzetleri tatmak istiyorsan, taze meyve ve sebzeler, kurutulmuş etler, peynir, şarap, tatlılar ve diğer yiyeceklerin satıldığı yiyecek tezgahlarının bulunduğu hareketli Mercado de la Cebada’da bir tur atabilirsin. Daha lokal ve tabii ki daha uygun fiyatlar!

En iyi tortilla: Casa Dani, Juana La Loca, Bodega La Ardosa, Bar Docamar

En iyi paella: Taberna de Penalver, Marina Ventura

En iyi churros: Chocolateria San Gines, Chocolate Madrid, Los Artesanos 1902

En iyi tapas: El Minibar, Madrid’deki tapas için FAVORİ mekanım! Plaza Mayor’un yakınında yer alan bu mekanda harika servis, lezzetli yemekler, soğuk içecekler var. Kısıtlı bir bütçeyle seyahat ediyorsan mutlaka uğra.

Benim önerilerim burada son buluyor. Yazılarımı okumaya devam etmek istersen Keyfigüzergah Seyahat Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsin.

Özlem Küçüközcan, namıdiğer Keyfigüzergah, İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı, Beykent Üniversitesi Grafik Tasarım bölümünden mezun olup haber sektörünün önde gelen isimlerinde haber müdürü olarak çalıştı. Şimdi seyahat yazarlığı, sosyal medya yönetimi, çeşitli dijital platformlarda içerik üretimi, yazarlık yapıyor.

Bir yanıt yazın