• Ana Sayfa
  • Avrupa
  • Yaz Tatiline Bir Hikaye Ekle: Romanlardan ve Filmlerden Fırlamış Gibi Hissettiren Rotalar
romanlardan ve filmlerden fırlamış gibi hissettiren rotalar

Yaz Tatiline Bir Hikaye Ekle: Romanlardan ve Filmlerden Fırlamış Gibi Hissettiren Rotalar

Bazı seyahatler yalnızca yeni yerler görmeni sağlamaz. Daha önce aklına gelmeyen bir hayalin peşine düşmene, hayata başka bir açıdan bakmana ya da uzun zamandır unuttuğun bir duyguyu yeniden hatırlamana yardımcı olur. Döndüğünde yanında yalnızca fotoğrafları değil, anlatmak isteyeceğin yeni bir hikayeyi de getirirsin.

Kitapların ve filmlerin en güzel taraflarından biri de bizi hiç gitmediğimiz yerlere götürmesi. Bir filmi izlerken o sokaklarda yürümenin nasıl olacağını düşünür, bir romanı bitirdiğimizde kahramanın baktığı gökyüzünü kendi gözlerimizle görmek isteriz. Bazen de hikayenin geçtiği yere gitmek şart değildir. Başka bir şehir, ada ya da çöl aynı duyguyu hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkarabilir.

Biz de sevilen romanların ve filmlerin hissettirdiği atmosferlerden yola çıkarak her hikaye için biri Türkiye’den, diğeri yurt dışından olmak üzere ikişer rota seçtik. Bu kez eserlerin geçtiği ya da çekildiği yerlerin izini sürmek yerine, kendini aynı hikayenin içindeymiş gibi hissedebileceğin bambaşka coğrafyalara uzanacağız.

Küçük Prens: Kapadokya – Wadi Rum

Küçük Prens: Kapadokya - Wadi Rum

Kapadokya balon manzarası

Bazı coğrafyalar, daha ilk bakışta dünyanın bildiğimiz kurallarından biraz uzaklaşmış gibi görünür. Gökyüzü daha büyük, sessizlik daha derin, kayalar ise başka bir gezegenden gelmiş gibidir. Böyle yerlerde insanın içinde uzun zamandır sesini duymadığı o meraklı çocuk yeniden ortaya çıkar. “Küçük Prens” hissini yaşamak için ihtiyacın olan da belki bir süreliğine kalabalıktan uzaklaşıp yıldızlara bakmak ve etrafındaki küçük ayrıntıları yeniden fark etmektir. Bu hissi yaşamak istersen senin için iki durağımız var.

Dilersen Kapadokya’da gün henüz doğmadan uyandığında bu hikayenin ilk sayfasını açabilirsin. Sabahın erken saatlerinde vadilerin üzerinde süzülen balonları izlemek, peribacalarının arasından geçen patikalarda yürümek ve gün batarken kayaların değişen renklerine bakmakla başlayabilirsin. Gece kendine küçük bir tepe seçip yıldızların yorgan gibi uzandığı gökyüzüne bakıp hayallere dalabilirsin.

Hikayenin yurt dışındaki durağı Wadi Rum’da ise yeşil vadilerin yerini kızıl kumlar, dar kanyonlar ve ufka doğru uzanan dev kaya kütleleri alıyor. “Ay Vadisi” olarak da anılan bu Ürdün çölünde gün batımını izleyebilir, arazi araçlarıyla kayalıkların arasına ilerleyebilir ve geceyi bir çöl kampında geçirebilirsin. Gün içinde uçsuz bucaksız görünen bu alan, hava karardığında yerini yıldızlarla dolu bir gökyüzüne bırakıyor. Çölün sessizliğinde gökyüzüne baktığında, Küçük Prens’in gezegenler arasındaki yolculuğunu anlamaya biraz daha yaklaştığını hissedebilirsin.

Sen de bu yaz içindeki meraklı çocuğun peşine düşmek için ucuz Kayseri uçak bileti alıp Kapadokya yolculuğuna çıkabilirsin. Rotanı Wadi Rum’un kızıl çöllerine çevirmek istersen ucuz Amman uçak bileti seçeneklerine göz atabilir, Amman’dan kara yoluyla yolculuğuna devam edebilirsin. Belki aradığın küçük gezegen, düşündüğünden çok daha yakındadır.

Mamma Mia: Bozcaada – Sömbeki Adası

Bozcaada sokakları

Denize açılan renkli pencereler, begonvillerin sardığı evler, uzayıp giden akşam sofraları ve fonda çalan bir ABBA şarkısı… “Mamma Mia” hissi, program yapmayı bir kenara bırakıp Ege’nin neşeli ve biraz da dağınık ritmine kendini bırakmakla ilgili.

Eğer bu yaz bu neşeli ritme ayak uydurmak istersen, Türkiye’deki durağını Bozcaada olarak seçebilirsin. Adanın rüzgarlı taş sokaklarında yürürken, her köşede karşına çıkan mavi pencereli evler ve rengarenk çiçekler sana o aradığın Akdeniz neşesini hissettirecek. Gün boyunca bisikletle adanın gizli koylarını keşfedebilir, Polente Feneri’ne gidip gün batımını izlerken içini kaplayan o hafiflikle tatilin tadını çıkarabilirsin.

Yurt dışı durağı ise karşı kıyıdaki Sömbeki Adası. Diğer adaların aksine pastel tonlara boyanan evleri, tavernalardan yükselen sirtaki tınılarıyla kendini birden adanın o sıcakkanlı ruhuna kaptıracaksın. Turkuaz koyları, tatlı meltemi, küçük Yunan Adası huzuruyla yazını bambaşka bir yere taşıyacak. Limanda vakit geçirebilir, Kali Strata’dan yukarı çıkabilir ya da tekneyle adanın daha sakin koylarına ulaşabilirsin. Akşam olduğunda ise deniz kıyısındaki bir tavernaya oturup günü acele etmeden tamamlayabilirsin.

Sen de bu yaz içindeki o neşeli yaz enerjisini serbest bırakmak için ucuz Edremit uçak bileti seçeneklerini inceleyerek Bozcaada yolculuğunun ilk adımını atabilirsin. Rotanı Symi’nin kartpostal gibi duran koylarına çevirmek istersen ucuz Bodrum uçak bileti alıp Bodrum’dan feribotla bu renkli adaya kolayca geçebilirsin.

Çalma listene birkaç ABBA şarkısı eklemeyi de unutma.

https://open.spotify.com/intl-tr/track/2TxCwUlqaOH3TIyJqGgR91?si=767e2c20ad9a4a26 

Under the Tuscan Sun: Urla – Toskana

Toskana manzara

Sabahları acele etmeden uyanmak, toprağın kokusunu duymak, uzun sofralara oturmak ve günü yapılacaklar listesine bakmadan geçirmek… “Under the Tuscan Sun” hissi biraz yeni başlangıçlar, biraz da yavaş yaşamın tadını yeniden keşfetmektir.

Türkiye’de bu hissin izini Urla’da sürebilirsin. Zeytinliklerin ve üzüm bağlarının arasından geçen yollarda ilerleyebilir, enginar tarlalarını görebilir ve küçük üreticilerin hazırladığı ürünlerin yer aldığı sofralara oturabilirsin. Urla’nın köylerini dolaşırken taş evler, bahçeler ve yol kenarında karşına çıkan küçük dükkanlar günün temposunu kendiliğinden yavaşlatır. Akşam olduğunda bağların arasında uzun bir sofraya oturup güneşin toprağın üzerinden çekilişini izlemek, kendini Ege’de geçen sıcak bir yaz hikayesinin içinde hissettirebilir.

Toskana’da ise sarı tepelerin arasından kıvrılarak uzanan yollar, servi ağaçları ve taş kasabalar seni filmin dünyasına biraz daha yaklaştırabilir. Cortona’nın dar sokaklarında yürüyebilir, Val d’Orcia’nın manzaralarını seyredebilir ve üzüm bağlarıyla çevrili çiftliklerde bölgenin yerel lezzetlerini deneyebilirsin. Burada günün en önemli planı bazen küçük bir meydanda kahve içmek, bazen de yol üzerinde gördüğün bir kasabada durup sokaklarını keşfetmek olabilir.

Sen de bu yaz hayatın hızını biraz düşürmek için ucuz İzmir uçak bileti alıp Urla yolculuğunu planlayabilirsin. Rotanı Toskana’nın tepelerine çevirmek istersen ucuz Bologna uçak bileti seçeneklerine göz atabilir, buradan tren ya da araçla bölgenin kasabalarına doğru ilerleyebilirsin. 

The Grand Budapest Hotel: Büyükada – Karlovy Vary

Pastel cepheler, kusursuz simetri, eski usul üniformalar ve her an küçük bir aksilik çıkacakmış hissi… “The Grand Budapest Hotel”, yalnızca şık bir oteli değil, zarafetin hafif bir tuhaflık ve mizahla yan yana durduğu renkli bir dünyayı hatırlatıyor. Wes Anderson’ın en küçük ayrıntısına kadar özenle kurduğu bu atmosferin izini sürmek için biri İstanbul’da, diğeri Çekya’da iki durağa uzanıyoruz.

Türkiye’de bu nostaljik rüyanın kapısını Büyükada’da, özellikle de o meşhur kırmızı panjurları ve pembe-beyaz cephesiyle zamana meydan okuyan Splendid Palace’ta aralayabilirsin. Ada vapurundan indiğin an başlayan o eski İstanbul sayfiye havası, tarihi köşklerin gölgesinde yürümek ve begonviller altındaki sessiz sokaklar seni bir anda o sinematik dünyaya ortak edebilir.

Yurt dışındaki durak Karlovy Vary’de ise görkemli sütunlu geçitler, nehir boyunca bir maket gibi dizilmiş pastel renkli tarihi binalar ve köprülerle bambaşka bir atmosfere ışınlanabilirsin. Filmin görsel dünyasıyla ilişkilendirilen Karlovy Vary’de nehir kenarında yürüyebilir, süslü porselen bardaklardan şifalı suları yudumlayabilir ve o meşhur Grandhotel Pupp’ın önünde durup geçmişi hissedebilirsin. 

Dilersen İstanbul’dan keyifli bir vapur yolculuğuyla Büyükada’ya geçebilir, ada sokaklarında kaybolacağın o tatlı günü planlayabilirsin. Rotanı Karlovy Vary’nin pastel renkli sokaklarına çevirmek istersen ucuz Prag uçak bileti alıp sonrasında kısa ve keyifli bir kara yolu yolculuğuyla bu masalsı kasabaya ulaşabilirsin.

Simyacı: Harran – Camino de Santiago Yolu 

Camino de Santiago Yolu

İnsan bazen en çok gürültüden yorulur. Kendine, kararlarına ve hayatın nereye gittiğine dair soruların cevabını ararken ihtiyacı olan tek şey, zihnindeki o kalabalığı susturmaktır. “Simyacı” ruhu; rüzgarın fısıltılarını dinlemek, evrenin önüne çıkardığı küçük işaretleri fark etmek ve sadece kendi kalp atışlarını duyabileceğin o uzun, sessiz yollara düşmekle ilgilidir. Yürümek ve her adımda biraz daha hafiflediğini hissetmek istersen yönünü dönebileceğin iki kadim rota var.

Güneşin altındaki uçsuz bucaksız sarı toprakları ve Mezopotamya’nın derin sessizliğini içine çekmek için Türkiye’deki ilk durağın Harran olmalı. Binlerce yıllık konik kubbeli toprak evlerin gölgesinde otururken, zamanın burada bin yıl önce de aynı yavaşlıkla aktığını hissedebilirsin. Akşamüstü rüzgar düzlüklerden hafif esintiler taşırken, ufuk çizgisine bakıp hayatındaki o büyük rüyaları düşünebilirsin. Harran’ın o mistik havası, insana aradığı cevapların aslında hep kendi içinde olduğunu fısıldayan sakinleştirici bir güce sahip.

Yolculuğun yurt dışındaki karşılığı olan Camino de Santiago ise, asırlardır binlerce gezginin sadece kendi içsel dönüşümü için yürüdüğü, dünyanın en ünlü arayış rotası. İspanya’nın taş köylerinden, kırsal yollarından ve ormanlık alanlarından geçen farklı parkurlar arasından sana uygun olanı seçebilirsin. Gün boyunca sarı okları takip etmek, yalnızca ihtiyacın olan eşyaları taşımak ve bir sonraki durağa adım adım ilerlemek günlük hayatın hızından uzaklaşmana yardımcı olur. Yol üzerinde tanıştığın insanların, verdiğin molaların ve beklenmedik karşılaşmaların da bu deneyimin parçası olduğunu unutmamak lazım.

Harran’ın kadim atmosferini keşfetmek için ucuz Şanlıurfa uçak bileti seçeneklerine göz atıp yola çıkabilirsin. Adımlarını Camino de Santiago’nun o tarihi patikalarına çevirmek istersen ucuz Madrid uçak bileti alternatiflerini inceleyebilir, buralardan trenle başlangıç noktalarına ulaşıp hayatının o en uzun yürüyüşünü planlayabilirsin. 

Bu öneri ile beraber yazımızın sonuna geliyoruz, ancak okumaya devam etmek istiyorsan “Kentlerin Doğasını Yürüyerek Keşfet” başlıklı yazımıza göz atabilirsin.

Sen Yeter Ki Uçmak İste! Seyahatini baştan sona planlamak için ihtiyacın olan her şey bende! Öneriler bende... Fikirler bende... Uçak bileti bende...

Leave a Reply