vizesiz hafta sonu gezisi

Vizesiz Hafta Sonu Kaçamakları: 48 Saatte Gezilecek Şehirler

Valizini hazırla, pasaportunu kap; hafta sonu kaçamağına sığdırabileceğin, 48 saatte keşfedilmeyi bekleyen vizesiz rotaları açıklıyoruz! Vize evraklarıyla ve konsolosluk randevularıyla uğraşmadan, sanki yurt içinde bir şehre gidiyormuşçasına kolayca seyahat edebileceğin pek çok durak var. Üstelik bu rotalara kısa uçuşlarla ulaşıp cuma akşamından pazar gecesine kadar sürecek nokta atışı bir planlama yapmak mümkün.

Ucuz uçak biletini nerede bulacağını bildiğine göre kısa süreli seyahat planı yapabileceğin güzergahlara geçelim.

Belgrad, Sırbistan: Gündüz Tarih, Gece Eğlence

Belgrad

Baştan söyleyelim, Belgrad esasen 2 günde gezip bitirebileceğin bir yer değil. Hakkını vermek için 3-4 güne ihtiyacın var. Ancak 2 gün vaktin varsa en güzel değerlendirebileceğin yerlerden biri Belgrad olduğu için bu listeye ilk sıradan girmeyi hak ettiğini düşünüyoruz.

Stari Grad ve Nova Grad olarak şehri ikiye ayırıp iki farklı ruhla seyahatini yapabilirsin. Stari Grad eski şehir, Nova Grad ise yeni şehir. Belgrad zamanında çok fazla savaşa ve geniş bir tarihe şahitlik etmiş. Gündüz ziyaretini yaparken pek çok tarihi durak ve güzel mimari göreceksin. Hava kararınca ise gece hayatıyla ünlü olan bu şehrin tadını eğlenerek çıkarabilirsin. 

Belgrad’da 2 gün içinde gezebileceğin yerlerin listesini aşağıda sıraladık.

Belgrad’da 1. Gün

  • Kalemegdan: Güne buradan başla. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği o meşhur manzaraya bakıp derin bir nefes alabilirsin.
  • Knez Mihailova Caddesi: Şehrin kalbi tam olarak burada atıyor. Bizim İstiklal Caddesi’nin trafiğe tamamen kapalı, daha geniş ve biraz daha düzenli versiyonu diyebiliriz.
  • Hotel Moskva: Öğle molanı burada verebilirsin. Yemeğin üzerine buranın meşhur “Moskva Schnitt” tatlısını yemeni öneririz.
  • Cumhuriyet Meydanı: Ulusal Müze ve Tiyatro burada. Cumartesi günleri 12.00 – 20.00 arası açık. Pazar günleri ise ücretsiz, bilgin olsun.
  • Skadarlija: Burası Belgrad’ın bohem mahallesi olarak bilinen en fotojenik bölgesi. Burada gezdikten sonra akşam yemeğini yiyip eğlenceye geçebilirsin.

Belgrad’da 2. Gün

  • Nikola Tesla Müzesi: Pazar günleri 10.00 – 20.00 saatleri arasında açık olan bu müzeye 1.5 saat ayırman yeterli olacak. Dilersen rehberli bir tura katılıp ziyaretini daha eğlenceli hale getirebilirsin. 
  • Aziz Sava Katedrali (Hram Svetog Save): Müzeden çıkıp yürüyerek ya da kısa bir taksi yolculuğuyla Balkanların en büyük Ortodoks kilisesine geçebilirsin. O kadar devasa ki şehrin hemen her yerinden görünüyor.
  • Zemun: Artık nehrin karşı kıyısına geçme vakti. Eski Avusturya-Macaristan bölgesi olan Zemun, tam bir sahil kasabası havasında.
  • Gardoš Kulesi: Senin için bir gün batımı noktası seçtik. Zemun’un dar ve yokuşlu sokaklarından tırmanıp bu kuleye çıkarsan turuncu çatılı evleri ve nehrin kıvrılarak aktığı o kartpostallık manzarayı yakalarsın.

Ucuz Belgrad uçak biletin de burada!

Belgrad Uçak Bileti Ara

Saraybosna, Bosna-Hersek: Hem Tanıdık Hem Yabancı

Saraybosna

Bir sokakta yürürken kendini Viyana’da, köşeyi dönünce Bursa’da hissedersen şaşırma. Burası Avrupa, Balkan ve Osmanlı üçgeninin tam merkezi. Hem hüzünlü tarihiyle düşündüren hem de misafirperverliğiyle sarıp sarmalayan bir yer. Şehri yürüyerek keşfetmek çok kolay olduğundan 48 saat burası için ideal bir süre.

Saraybosna’da 1. Gün

  • Başçarşı: Şehrin kalbi ve ruhu burada. Osmanlı döneminden kalan ahşap dükkanların arasından geçip bakırcıların çekiç seslerini dinleyebilirsin. Meydandaki o meşhur Sebil’in önünde fotoğraf çektirmeden döneni gümrükten almıyorlarmış.
  • Gazi Hüsrev Bey Camii: Başçarşı’nın hemen içinde yer alan bu yapı, Osmanlı mimarisinin Balkanlardaki en önemli eserlerinden biri. Avlusundaki huzur paha biçilemez.
  • Latin Köprüsü: Tarihin akışının değiştiği yer desek abartmış olmayız. 1. Dünya Savaşı’nı başlatan o meşhur suikastın (Arşidük Franz Ferdinand’ın vurulması) gerçekleştiği köprü burası. Üzerinde durup tarihe tanıklık edebilirsin.
  • İnat Evi (Inat Kuca): Nehrin kıyısında ilginç bir hikayesi olan bu evde akşam yemeği yiyebilirsin. Hikayesini garsonlardan dinlemek çok keyifli.

Saraybosna’da 2. Gün

  • Umut Tüneli (Tunel Spasa): Savaş zamanı şehrin dış dünyayla tek bağlantısı olan bu tünel, insanı derinden etkileyen bir deneyim sunuyor. Şehir merkezine biraz uzak, ama taksiyle veya turlarla kolayca ulaşıp bu tarihi atmosferi soluyabilirsin.
  • Teleferik (Trebević): Şehri bir de kuş bakışı görmek istersen 1984 Kış Olimpiyatları için yapılan ve yakın zamanda yenilenen teleferikle Trebević Dağı’na çıkabilirsin.
  • Sarı Tabya: Gün batımı için istikamet belli. Şehre tepeden bakan bu noktaya çıkıp Saraybosna’nın kiremit çatılarında parlayan güneşi izleyebilirsin. 
  • Morica Han: Finali tatlı yapalım. Başçarşı’ya inip tarihi Morica Han’ın avlusunda, közde pişmiş Bosna kahvesi eşliğinde meşhur tufahija (cevizli elma tatlısı) veya trileçe yiyerek enerji depolayabilirsin.

Saraybosna Uçak Bileti Ara

Üsküp, Kuzey Makedonya: Heykeller Şehri

üsküp

Üsküp şehir merkezine geldiğinde aklına gelecek ilk soru şu olacak: Şehirde insan mı daha çok, yoksa heykel mi? Vardar Nehri’nin ikiye böldüğü bu şehir; bir tarafıyla modern Avrupa’yı, diğer tarafıyla klasik Osmanlı’yı yaşatıyor. Türkçe konuşan çok olduğu için dil konusunda problem yaşamazsın. Üstelik ucuz bir yer. Şehir merkezinde gezilip görülecek yerler sınırlı olsa da ucuz bir tatil için en doğru adreslerden biri olduğunu söyleyebiliriz.

Dilersen bir günü Eski Üsküp, bir günü de modern Üsküp’e ayırabilirsin. 

Üsküp’te 1. Gün

  • Makedonya Meydanı: Şehrin merkezindeki devasa Büyük İskender heykeliyle tanışma vakti.
  • Taş Köprü: Fatih Sultan Mehmet döneminden kalma, iki yakayı birleştiren simge yapı. Köprüyü geçip zaman tünelinde yolculuk yapmış gibi modern taraftan tarihi tarafa adım atıyorsun.
  • Türk Çarşısı: Kendini bir anda Anadolu’da bir kasabada hissedeceksin. Esnafla Türkçe konuşup çayını içebilir, köftecilerin dumanı arasında kaybolabilirsin. Buradaki hanları gezebilir, çarşının sonundaki pazarı ziyaret edebilirsin.
  • Üsküp Çağdaş Sanat Müzesi (MoCA): Türk Çarşısı’ndan yukarı doğru tırmandığında Üsküp’ün modern yüzünü göreceksin. 1963 depreminden sonra dünya sanatçılarının dayanışmasıyla kurulan bu müzede enteresan eserler bulabilirsin. Giriş ücreti de oldukça cüzi.
  • Üsküp Kalesi: Müzeden çıkıp şehre tepeden bakmak istersen çarşıdan yukarı doğru yürüyüp kaleye çıkabilirsin. Giriş ücretsiz ve manzara şahane.

Üsküp’te 2. Gün

  • Matka Kanyonu: Şehre sadece 15 km uzaklıkta bir doğa harikası. Sabah erkenden buraya gidip tekneyle Vrelo Mağarası’nı gezebilir veya kano kiralayabilirsin. Yol dahil yarım gününü (4-5 saat) buraya ayırman yeterli. Öğleden sonra şehre dönüp Üsküp’ün modern yüzünü ve kafelerini keşfedebilirsin. 
  • Rahibe Teresa Anı Evi: Şehre dönüp trafiğe kapalı Makedonya Caddesi’nde yürürken karşına çıkacak bu ilginç yapıyı atlama.
  • Debar Maalo: Müzelerden ve heykellerden yorulduysan istikamet Debar Maalo Bölgesi. Burası şehrin en bohem, en canlı noktası (bir nevi Üsküp’ün Karaköy’ü). Josip Broz Tito temalı Broz Kafe’ye oturmanı öneririz.

Üsküp Uçak Bileti Ara

Tiran, Arnavutluk: Tam Bir Duygu Roller Coaster’ı

Tiran

Osmanlı etkisiyle başlayan şehrin tarihi, İtalyan mimarlardan da nasibini aldıktan sonra yıllarca dış dünyaya kapalı kalmış. Şehre gidince bu kapalı durumun mimarlarından en önemlisi olan “Enver Hoca”yı sıkça duyacaksın. Sığınakların çevrelediği bu şehir yıllar sonra kabuğunu kırıp dünyayla bağlarını kuvvetlendirmeye başlamış. Bu iklikleri sıkça görebileceğin pek çok nokta var. Böyle şeyler ilgini çekiyorsa Tiran’ı mutlaka ziyaret etmeni öneririz.

Tiran’da 1. Gün

  • İskender Bey Meydanı (Sheshi Skënderbej): Şehrin devasa kalbi. Etrafı opera binası, cami ve bakanlıklarla çevrili bu meydanda bir tur atıp şehrin enerjisini hissedebilirsin.
  • Bunk’Art 2: Şehir merkezindeki bu nükleer sığınak bir müzeye dönüştürülmüş. Klostrofobik bir deneyim olsa da Arnavutluk’un yakın tarihini anlamak için yerin altına inip bu tünelleri mutlaka görmeni öneriyoruz.
  • Pazari i Ri (Yeni Pazar): Taze meyve sebzelerin, yerel ürünlerin satıldığı modern bir pazar yeri. Buradan hediyelik eşya bakıp ayaküstü bir şeyler atıştırabilirsin.
  • Tiran Piramidi ve Postbllok: Şehrin en tartışmalı yapısı olan Piramit’i gör. Anıt mezar olarak planlanan bu beton yığını, gençler için bir teknoloji merkezine dönüşmüş. Hemen yanındaki Postbllok anıtında ise Berlin Duvarı’ndan bir parça ve bir sığınak girişi daha göreceksin.
  • Blloku Bölgesi: Eskiden sadece komünist elitlerin girebildiği bu yasaklı bölge, şimdi şehrin en havalı kafelerinin ve barlarının olduğu yer.

Tiran’da 2. Gün

  • Dajti Dağı (Dajti Ekspres): Sabah kalkıp Balkanların en uzun teleferiğiyle 15 dakikalık bir yolculukla dağa çıkıyorsun. İkinci güne müthiş bir başlangıç.
  • Tiran Büyük Park (Parku i Madh): Şehre inince yapay gölün olduğu bu devasa parka gidebilirsin. Tiranlıların hafta sonu ritüeli burada yürüyüş yapmak olduğundan yerel halkı gözlemlemek için en iyi yerlerden biri olduğunu söyleyebiliriz.
  • Tiran Kalesi (Kalaja e Tiranës): Tarihi kale duvarlarının içi modern bir açık hava çarşısına ve restoranlar bölgesine dönüştürülmüş. Buraya şehirdeki son akşam yemeğini yemek için uğrayabilirsin. Seyahat planını detaylandırmak istersen “Ucuz Avrupa Tatiline Çıkmak İsteyenler Buraya: Tiran Tatili” başlıklı yazımıza göz atabilirsin. 

Tiran Uçak Bileti Ara

Bu öneri ile yazımızın sonuna geliyoruz, ancak okumaya devam etmek istiyorsan “Kültür, Termal ve Gastronomi Bir Arada: Viyana-Baden-Graz Gezisi” başlıklı yazımıza geçebilirsin.

Sen Yeter Ki Uçmak İste! Seyahatini baştan sona planlamak için ihtiyacın olan her şey bende! Öneriler bende... Fikirler bende... Uçak bileti bende...

Leave a Reply