İçindekiler
- Göbeklitepe Nerede?
- Göbeklitepe’ye Ne Zaman Gidilir?
- Göbeklitepe’ye Nasıl Gidilir?
- Göbeklitepe’yi Bulan Arkeolog Kim?
- Göbeklitepe’nin Sırrı Ne: Klaus Schmidt’in Merakı
- Göbeklitepe Kalıntılarının Dünya Tarihi Açısından Önemi Nedir?
- Tarihte İlk Ameliyatın Yapıldığı Yer Tartışması: Göbeklitepe Efsanesi
- Göbeklitepe Neden Gömüldü?
- Göbeklitepe Kazıları Ne Durumda?
- Göbeklitepe’yi Ziyaret Etmeden Önce Bilmen Gerekenler
Göbeklitepe; MÖ 10. bin yıla uzandığı düşünülen yapıların ve taş üzerine işlenmiş kabartmaların bulunduğu, Şanlıurfa yakınlarında yer alan bir ören yeri. İnsanlık tarihine dair bildiklerimizi yeniden düşünmemize neden olan Göbeklitepe, Örencik Köyü yakınlarında bulunuyor.
“Göbeklitepe neden önemli?” diye merak ediyorsan bu soruya aşağıda yanıt vereceğiz. Öncelikle şunu söyleyebiliriz: Göbeklitepe, dünya üzerinde bilinen en eski anıtsal ritüel ve toplanma alanlarından biri olarak kabul ediliyor.
Burası hakkında farklı teoriler de var. Bilimsel dayanağı olmayan bazı popüler iddialar, Göbeklitepe’yi mitolojik anlatılarla ilişkilendirse de arkeologlara göre burası hala birçok gizemi içinde barındıran çok katmanlı bir tarih alanı. Sömestir tatilini değerlendirmek, kültür turu yapmak, hafta sonu kaçamağında farklı bir deneyim kazanmak istersen burayı da mutlaka listene almanı öneriyoruz.
Haydi şimdi, Göbeklitepe’den bahsedelim.
Göbeklitepe Nerede?

Şanlıurfa’nın 20 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Örencik Köyü’ne konumlanmış bu merkez, Haliliye Belediyesi’ne bağlı bir ören yeri.
Göbeklitepe’ye Ne Zaman Gidilir?
Göbeklitepe’ye gitmek için en uygun zaman bahar ayları diyebiliriz. Yaz aylarında Şanlıurfa hayli sıcak olduğu için ziyaret etmek biraz konforsuz olabilir. Eğer senin seyahat dönemin yaz aylarına denk geliyorsa gitmeden güneş kremi, gözlük gibi önlemleri almanı öneririz.
Göbeklitepe’ye Nasıl Gidilir?
Tarihi değiştiren bu merkezi ziyaret etmek için ucuz Şanlıurfa uçak biletini alıp Şanlıurfa GAP Havalimanı’na uçabilirsin. Şehir merkezinden sonra belediye otobüsleri, taksiler veya dönemsel olarak düzenlenen tur servisleri ile Göbeklitepe’ye ulaşmak mümkün.
Yoğun dönemlerde ziyaretçi sayısı arttığı için biletini online almanı ve MüzeKart’ını önceden temin etmeni öneririz.
Şanlıurfa Uçak Bileti Ara
Göbeklitepe’yi Bulan Arkeolog Kim?
Göbeklitepe ile ilgili çalışmalar 1963 yılına kadar uzanıyor. Alman arkeolog Prof. Klaus Schmidt, 1995 yılında bölgede asıl kazılara başladı ve Göbeklitepe’yi ortaya çıkardı.
Göbeklitepe’nin Sırrı Ne: Klaus Schmidt’in Merakı

Göbeklitepe, insanlık tarihinin değişimine ön ayak oldu. 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü girişimleri ile Prof. Klaus Schmidt kazı çalışmalarına başladığında, keşfedeceği şeyin bu kadar ses getireceğini düşünmüş müydü bilemiyoruz. Göbeklitepe kazısına başladığı zaman “Ömrümün geri kalan yıllarını burada geçireceğim.” dediği söylenen Alman arkeolog, ne yazık ki 2019’un Göbeklitepe Yılı olarak ilan edildiğini göremeden 2014 yılında hayata gözlerini yumdu.
Her ne kadar Göbeklitepe için kazılar 1995 yılında başlamış olsa da bu gizemli ören yerinin geçmişi daha eskiye gidiyor. 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ile Chicago Üniversitesi ortaklığında kurulan ekip, Göbeklitepe hakkında çalışma yapmış; ama buluntular üzerinde çok durulmamış. Ardından 1980 yılında Amerikalı bir arkeolog olan Peter Benedict, bir makalesinde buradan bahsetmiş. 1983 yılında Mahmut Kılıç isimli bir çiftçi tarlasını sürerken bir oymalı taş bulmuş, fakat bu da normal bir buluntu gibi sergilenmesi için Urfa Müzesi’ne gönderilmiş. Yani buluntunun önemi anlaşılmamış. 1995 yılına geldiğimizde ise bölgenin önemi Klaus Schmidt tarafından fark edilmiş ve Türkiye’nin belki de şimdiye kadar en önemli tarihi eseri gün yüzüne çıkarılmaya başlanmış.
Göbeklitepe’nin sırrı, yaşında saklı. 12.000 yaşında olduğu tahmin edilen bu yapı, tarihe olan bakışımızı tamamen değiştiriyor. Göbeklitepe’den önceki bilgilere göre o yıllarda insanların demir kullanmayı bilmedikleri gibi daha çanak çömlek yapımına bile başlamadıkları düşünülüyordu.
Göbeklitepe Kalıntılarının Dünya Tarihi Açısından Önemi Nedir?

Uzun yıllar boyunca yerleşik yaşamın tarımla birlikte ortaya çıktığı düşünülüyordu. Göbeklitepe ise avcı-toplayıcı toplulukların tarıma geçmeden önce de karmaşık yapılar inşa edebildiğini, geniş insan gruplarını bir araya getiren sosyal ve ritüel merkezler oluşturduğunu gösteriyor. Bu yönüyle Göbeklitepe, yerleşik hayata geçiş sürecinin sanıldığından çok daha katmanlı ve uzun bir yolculuk olduğunu ortaya koyuyor.
Tarihte İlk Ameliyatın Yapıldığı Yer Tartışması: Göbeklitepe Efsanesi

Göbeklitepe, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e tarihleniyor. Eskiden bu dönem için sık sık “Neolitik Devrim” denirdi. Bugün ise arkeologlar bu süreci daha sakin bir yerden okuyor: Ortada ani bir devrimden ziyade yavaş yavaş şekillenen bir dönüşüm var.
Tarım henüz hayatın merkezinde değilken avcı-toplayıcı toplulukların böyle büyük ve planlı yapılar inşa etmiş olması hala şaşırtıcı. Ama bu şaşkınlık artık “Nasıl olur?” noktasında değil, “Bunu nasıl başardılar?” sorusunda yoğunlaşıyor.
Kazılarda ortaya çıkan yapılar genellikle yuvarlak ya da oval planlı. Ortada T biçimli büyük dikilitaşlar, etraflarında ise daha küçük sütunlar yer alıyor. Üstelik bugün gördüklerimiz işin sadece küçük bir kısmı. Yüzey araştırmaları, toprağın altında hala anlatacak çok hikaye olduğunu gösteriyor.
Göbeklitepe’yi dünyaya tanıtan isimlerden Klaus Schmidt, burayı bir Taş Devri tapınağı olarak yorumlamıştı. Günümüzde kazı çalışmalarını yürüten ekip ise bu tanıma biraz mesafeli. Çünkü “tapınak” dediğimizde akla tanrılar, rahipler ve düzenli bir dini yapı geliyor. Göbeklitepe için şu an elimizdeki kanıtlar, buranın daha çok insanların bir araya geldiği ritüel ve toplanma alanı olabileceğini gösteriyor.
Alanın gizemli yanları bununla da bitmiyor. Kazılarda bulunan ve üzerinde bilinçli bir delik izine rastlanan bir kafatası, bazı uzmanlara göre erken dönem kafa delme uygulamalarına işaret ediyor olabilir. Kesin konuşmak zor, ama bu buluntu bile Göbeklitepe insanlarının beden ve sağlık konularında sandığımızdan daha bilgili olabileceğini düşündürüyor.
Kısacası Göbeklitepe, tek bir tanıma sığmıyor. Ne sadece bir tapınak ne de sadece taş yığını. Her yeni bulgu, bu hikayeye küçük ama merak uyandıran bir parça daha ekliyor.
Göbeklitepe Neden Gömüldü?
Bu konu hakkında kesin bir bilgi yok; ama yapının bulunduğu yerdeki düzeltilmiş toprak tabakası, yapının doğal şekilde değil de insan eli ile gömüldüğünü gösteriyor. Teoriler arasında en akla yatkın olanlardan biri, burasının bir yıldız gözlemevi olarak kullanıldığı; fakat sonrasında işlevini yitirdiği için gömüldüğü yönünde.
Göbeklitepe Kazıları Ne Durumda?
2018 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan tarihi kalıntılar etrafında kazılar devam ediyor. Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, ayrıntılı bir şekilde devam eden kazıların 150 yıl boyunca sürebileceğini düşünüyor.
Yapılan yüzey araştırmaları, bölgede gün yüzüne çıkarılmamış en az 15 yapı ve 200’den fazla dikilitaşın bulunduğunu gösteriyor. Tam olarak sayıları bilinmese de bu yapıların hepsinin zaman içinde açığa çıkacağı öngörülüyor. Tüm bu yapıların birbiri ile alakalı olduğu da Göbeklitepe ile ilgili son dönemde ortaya çıkmış popüler teorilerden biri arasında.
Göbeklitepe’yi Ziyaret Etmeden Önce Bilmen Gerekenler

Göbeklitepe’yi ziyaret etmek, çoğu kişinin düşündüğünden daha uzun ve detaylı bir deneyim sunuyor. Alan ilk bakışta küçük gibi görünse de yürüyüş yolları, seyir terasları ve ziyaretçi merkeziyle birlikte gezmek zaman alıyor. Gitmeden önce birkaç detayı bilmek ise hem geziyi daha keyifli hale getirecek hem de sürprizleri azaltacaktır:
- Ziyaret süresi sandığından uzun sürebilir. Alanı rahat rahat gezmek için Göbeklitepe’ye en az 2-3 saat ayırmak iyi olur.
- Açık alanda olduğunu unutma. Yaz aylarında güneş etkili, serin dönemlerde ise rüzgar sert olabiliyor. Mevsime uygun giyinmek ve rahat ayakkabı tercih etmek işi kolaylaştırır.
- Sabah saatleri her zaman daha rahattır. Kalabalık artmadan gezmek ve fotoğraf çekmek istiyorsan erken saatler en uygun zaman. Öğleye doğru ziyaretçi sayısı belirgin şekilde artar.
- Alan içinde eserleri yakından görmek mümkün değil. Göbeklitepe, korunma amacıyla yürüyüş platformları üzerinden geziliyor. Dikilitaşları uzaktan görüyorsun. Orijinal buluntuların büyük bölümü Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
- Fotoğraf serbest, drone yasak. Telefon ve fotoğraf makinesiyle çekim yapabilirsin, ancak drone kullanımına izin verilmiyor.
- Ziyaretçi merkezinde kısa bir mola verilebilir. Alanda temel ihtiyaçları karşılayacak bir kafe bulunuyor. Uzun bir yemek molası için Şanlıurfa merkeze dönmek daha mantıklı.
- Tek başına bir günü doldurmaz. Göbeklitepe’yi Karahantepe, Şanlıurfa Müzesi veya Balıklıgöl ile aynı güne ya da art arda günlere eklemek geziyi daha keyifli hale getirir.
Bunların yanı sıra Göbeklitepe’nin dünyaya tanıtılmasında büyük payı olan Klaus Schmidt’in Şanlıurfa’daki taş evi, bugün bir anı evi olarak ziyaret edilebiliyor. Göbeklitepe’nin hikayesini insan tarafıyla görmek isteyenler için anlamlı bir durak. Gitmeden önce açık olup olmadığından emin ol, çünkü geçici olarak kapalı olabilir.
Bu öneri ile de yazımızın sonuna geliyoruz, ancak okumaya devam etmek istersen “Bir Bilet, İki Şehir: Şanlıurfa – Gaziantep Gurme Turu” başlıklı yazımıza geçebilirsin.



One Comment
Dmitry Pavlenko
30 November 2019 at 16:55Thanks a lot for the mini guide of Göbeklitepe. I’d like to visit this so strange site.