yağmur paris pasajlar rotası

Yağmurlu Bir Paris Günü: Paris Tarihi Pasajlar Rotası

Paris’te yağmur başladı diye gezi planına ara vermek şart değil. Şehrin tarihi pasajları, cam tavanların altında başka bir Paris’e açılıyor. Mozaik zeminler, eski kitapçılar, küçük kafeler ve merak uyandıran vitrinler arasında dolaşırken yağmurun dinmesini beklemek pek de önceliğin olmayabilir.

İstiklal Caddesi’nde yürürken bir pasajın kapısından içeri sapmayı seviyorsan bu manzara sana tanıdık gelecek. “Pasaj” Türkçeye Fransızca “passage” sözcüğünden geçmiş. Beyoğlu’nun tarihi pasajları da Paris’teki örneklerden etkilenmiş. Anlayacağın, Paris’le tanışıklığımız yalnızca kruvasandan ibaret değil.

Şimdi, bu tanışıklığı biraz ilerletelim. Paris’in tarihi pasajlarını birbirine bağlayan rotamızda kitapçı vitrinlerinin önünde yavaşlayacak, mimari detaylar için başımızı kaldıracak ve keşfe bir kahve molası ekleyeceğiz. Şemsiyeni de yanına al; cam tavanlar bizi içeride korusa da pasajlar arasında Paris sokaklarına çıkacağız.

Ucuz Paris uçak biletini nerede bulacağını zaten biliyorsun.

Paris Uçak Bileti Ara

Paris’in Tarihi Pasajları: Cam Tavanların Altındaki Şehir

Paris tarihi pasajlar rotası

Paris’in kapalı pasajları, büyük mağazaların ve alışveriş merkezlerinin henüz hayatımıza girmediği dönemde alışverişi, yeme içmeyi ve şehir gezintisini aynı çatı altında buluşturuyordu. Özellikle 19. yüzyılda yaygınlaşan bu geçitler, iki sokak arasında kestirme bir yol sunarken ziyaretçilerini yağmurdan ve çamurlu yollardan koruyordu. Vitrinlere bakmak için hava durumuyla pazarlık yapmaya gerek kalmaması, belli ki o zaman da iyi bir fikirdi.

Bugün bu tarihi pasajlarda eski kitapların sayfalarını karıştırmak, antika dükkanlarına göz atmak ve küçük bir kafede mola vermek mümkün. Üstelik her birinin karakteri farklı. Birinde mozaik zeminler ve zarif vitrinler varken diğerinde eski kartpostallar, oyuncaklar ya da gravürler bulunuyor. Bu yüzden birini görmekle yetinmeyip birkaçını aynı yürüyüşte keşfedebilirsin. 

Paris Pasajlar Rotası: Nereden Başlamalı?

Rotamız Louvre ve Palais Royal çevresine yakın Galerie Véro-Dodat’dan başlayıp kuzeye, Grands Boulevards tarafına ilerliyor. Yol boyunca beş tarihi pasajı ziyaret edeceğiz:

  1. Galerie Véro-Dodat
  2. Galerie Vivienne 
  3. Passage des Panoramas
  4. Passage Jouffroy 
  5. Passage Verdeau

Paris Pasajları Haritası 

İlk bölümde pasajlar arasında sokak yürüyüşleri var. Son üç durak ise birbirine oldukça yakın. Panoramas’tan çıkıp bulvarın karşısındaki Jouffroy’ya geçip Verdeau’ya devam edeceğiz. Böylece gezinin son bölümünde keşifler arasındaki mesafe kısalacak, vitrinlerin önünde oyalanmak için bolca fırsat kalacak.

Bu beş duraklık rota yaklaşık 1,4 kilometre. Aralarında yürümek ise yaklaşık 20 dakika sürüyor. Ama kitapçı vitrinleri, fotoğraf molaları ve bir kahve işin içine girince gezinin tadını çıkarmak için 1,5-2 saat ayırmanı öneriyoruz. Musée Grévin’i ziyaret edeceksen planına ayrıca zaman ekle.

Bu rotayı günün sıkıştırılmış bir yapılacaklar listesi gibi düşünme. Bir kitapçıda beklenenden uzun kalmak ya da kahve molasını uzatmak da gezinin parçası.

1. Galerie Véro-Dodat: Siyah Beyaz Zeminde İlk Adımlar

İlk durağımız, Louvre’a yakın Galerie Véro-Dodat. 1826’da açılan bu tarihi pasaj, Rue Jean-Jacques Rousseau ile Rue du Bouloi’yi birbirine bağlıyor. Kapısından içeri girdiğinde gözün önce siyah beyaz mermer zemine takılacak. Çapraz yerleştirilmiş desenler, yaklaşık 80 metrelik galeriyi olduğundan daha uzun gösteriyor. Paris’in fotojenik olmak için pek yardıma ihtiyacı yok, ama burada perspektif de üzerine düşeni yapıyor.

Yalnızca zemine bakarak ilerleme, çünkü başını kaldırınca cam tavanın arasındaki boyalı süslemeleri de fark edeceksin. Sıra sıra vitrinler, ahşap doğramalar ve dekoratif detaylar, pasajın 19. yüzyıldan kalan havasını tamamlıyor. Sanat, dekorasyon ve antika objelere ilgin varsa vitrinlerin önünde biraz oyalan. Rue Jean-Jacques Rousseau tarafındaki girişte bulunan Christian Louboutin butiği de moda meraklılarının dikkatinden kaçmayacaktır.

Galerie Vivienne

Galerie Vivienne

2. Galerie Vivienne: Mozaikler, Kitaplar ve Bir Kahve Molası

Galerie Vivienne’e adım attığında ilk bakışta tavana mı, zemine mi bakacağına karar vermek zor olabilir. Yukarıda gün ışığını içeri taşıyan cam çatı, aşağıda ise ince ince işlenmiş mozaikler var. Aralarındaki zarif dükkan cepheleri de fotoğraf karesine girmeye hazır. 

Burada kitap meraklılarının uğraması gereken adres, tarihi Librairie Jousseaume. Raflara ve vitrine göz atarken Fransızca bilmesen bile kitaplarla anlaşmanın bir yolunu bulacağına eminiz. Butikler ve sanat dükkanları arasında dolaştıktan sonra kahve molası için de çevrene bak. Cam tavanın altında oturup dışarıdaki yağmuru bir süreliğine unutmak, bu rotanın küçük ödüllerinden biri.

Galerie Vivienne’den sonra Rue Vivienne boyunca kuzeye, Passage des Panoramas’a doğru ilerle. Şık vitrinlerden eski kartpostallara ve koleksiyon dükkanlarına geçiyoruz, sıradaki pasajda biraz da merakının peşinden yürüyeceksin.

Passage des Panoramas

3. Passage des Panoramas: Eski Kartpostallar ve Lezzet Durakları

Passage des Panoramas 1799’da açılmış. Paris’in günümüze ulaşan en eski kapalı pasajı. İsmini, ilk dönemlerinde ziyaretçileri buraya çeken panoramik resim gösterilerinden alıyor. Bugün o gösterilerin yerini başka meraklar dolduruyor: Eski kartpostallar, pullar ve gravürlerle dolu vitrinler, koleksiyon yapmayanları bile durup bakmaya davet ediyor.

Özellikle kartpostallara biraz zaman ayır. Az önce yürüdüğün şehrin eski hâlini görmek, Paris gezisine küçük bir geçmiş zaman molası ekliyor. Eve götüreceğin hatıranın Eyfel Kulesi şeklinde bir anahtarlık olması gerekmiyor. Belki bu kez eski bir Paris kartpostalı seçersin.

Acıktıysan pasajdaki restoranlara da göz at. Dar geçit boyunca sıralanan masalar ve vitrinler arasında yürürken buranın yalnızca tarihi bir yapı olmadığını, gündelik hayatın hala içinden geçtiğini hissedeceksin. Yemek molasının ardından Boulevard Montmartre tarafındaki çıkışa yönel. Bulvarın karşısında sıradaki durağımız Passage Jouffroy seni bekliyor.

Boulevard Montmartre

Boulevard Montmartre

4. Passage Jouffroy: Oyuncak Vitrinleri ve Sürpriz Köşeler

Boulevard Montmartre’ı geçince Passage Jouffroy’ya ulaşıyoruz. Cam tavanın altındaki kitapçılar, oyuncak ve minyatür vitrinleri burada da adımlarını yavaşlatacak. Küçücük objelerin ayrıntılarına bakarken fark edebilirsin: Bazen bir vitrini gezmek, koca bir mağazayı dolaşmaktan uzun sürüyor.

Pasajın dikkat çeken adreslerinden biri de Musée Grévin. Ünlü isimlerin bal mumu heykelleriyle karşılaşmak istersen bu müzeyi geziye ekleyebilirsin. Müze ziyareti yapmak istersen Musée Grévin sayfasını ziyaret edip ziyaret saatleri ve bilet fiyatlarıyla ilgili bilgi alabilirsin. Rotaya devam etmeyi tercih edersen vitrinler zaten yeterince renkli bir seyir sunuyor.

Burada bir de Hôtel Chopin var. Pasajın içinde bulunan bu otel, cam tavanların altındaki gezintiyi konaklama deneyimine dönüştürüyor. 

Jouffroy’nın kıvrılan koridorunu takip edip Rue de la Grange-Batelière tarafına çık. Sokağın karşısındaki Passage Verdeau ile rotanın son bölümüne geçiyoruz.

5. Passage Verdeau: Antikalar Arasında Son Bir Tur

Passage Verdeau

Passage Verdeau

Jouffroy’dan çıkıp sokağın karşısına geçtiğinde Passage Verdeau’ya ulaşıyorsun. 1847’de açılan bu pasaj; eski kitaplar, gravürler ve antika dükkanlarıyla rotanın son durağı. Burada vitrinlere bakmak biraz da sahaf raflarını karıştırmaya benziyor. Ne aradığını bilmeden başlayıp hiç aklında olmayan bir şeyin önünde duruveriyorsun.

Eski bir baskıdaki ayrıntılar, bir kartpostalın üzerindeki yazı ya da vitrindeki küçük bir obje… Verdeau’nun keyfi, bu keşiflere zaman ayırmakta. Bir şey satın almak şart değil; yalnızca dükkanlara göz atmak bile Paris’ten aklında kalacak görüntülere yenilerini ekliyor. Telefonundaki fotoğraflara birkaç cam tavan daha sığdırdıktan sonra Rue du Faubourg Montmartre tarafındaki çıkışa doğru ilerle.

Böylece beş pasajlık yürüyüşümüzü tamamlıyoruz. Yağmur dindiyse çevredeki sokaklarda keşfe devam et. Hala yağıyorsa bir kafeye yerleşip gezinin fotoğraflarına bakmanın tam zamanı. Belki de Paris’in en sevdiğin karesi, bu kez Eyfel Kulesi’ni hiç göstermiyordur.

Bu öneriyle beraber yazımızın sonuna geliyoruz, ancak okumaya devam etmek istiyorsan 

Paris Seyahati Hakkında Ne Kadar Bilgi Sahibisin? testini çözüp Paris’in Pek Bilinmeyen Enfes Noktaları başlıklı yazımıza geçebilirsin.

Sen Yeter Ki Uçmak İste! Seyahatini baştan sona planlamak için ihtiyacın olan her şey bende! Öneriler bende... Fikirler bende... Uçak bileti bende...

Leave a Reply