• Ana Sayfa
  • Genel
  • Bafa Gölü’nden Latmos Dağlarına: 2 Günlük Gezi Rotası
latmos gezisi

Bafa Gölü’nden Latmos Dağlarına: 2 Günlük Gezi Rotası

Sana öyle bir rotadan bahsedeceğiz ki adımını attığın an dünyadan kopup başka bir gezegene iniş yaptığını hissedeceksin. Burası Latmos yani Beşparmak Dağları. Uçak camından aşağı baktığında gördüğün manzara, sanki bir devin elinden dökülmüş devasa çakıl taşlarını andıran büyüleyici bir coğrafya. 

Milyonlarca yıl önce okyanus tabanında başlayan, magmanın yükselip rüzgar ve yağmurla şekillendiği bu gnays kayaları, bugün sana Türkiye’nin en güzel yürüyüş rotalarından birini sunuyor. Buraya geldiğinde Ege Denizi, Bafa Gölü, Söke Ovası ve Menderes Deltası manzaralarını bol bol göreceksin. 

Latmos Dağı (Beşparmak Dağları) Nerede?

Latmos Dağları ve Bafa Gölü

Latmos; Ege Bölgesi’nin kalbinde, Aydın ve Muğla illerinin sınırında yer alıyor. Bafa Gölü’nün hemen yanı başında yükselen bu sıradağ, Söke Ovası ve Menderes Deltası’na yukarıdan bakıyor. Burası aynı zamanda Karia Yolu ile bağlantılı olarak İç Karia etabı şeklinde geçiyor. Karia Yolu’nu daha önce yazmıştık. Dilersen Baharı Yollarda Karşıla: Karia Yolu Gezi Rehberi başlıklı yazımıza göz atabilirsin.

Eğer uçakla geleceksen İzmir Adnan Menderes Havalimanı veya daha yakın konumda bulunan Bodrum-Milas Havalimanı üzerinden araç kiralayarak yaklaşık 1,5 – 2 saatlik keyifli bir yolculukla bölgeye ulaşabilirsin. Ucuz Milas-Bodrum uçak biletini nereden alacağını zaten biliyorsun. 

Milas-Bodrum Uçak Bileti Ara

Latmos Yürüyüşü Ne Zaman Yapılır?

Bu mistik coğrafyanın tadını çıkarmak için en uygun zamanlar ilkbahar ve sonbahar ayları.

  • İlkbahar (Mart – Mayıs): Doğanın uyandığı, fıstık çamlarının en taze kokusunu saldığı ve hava sıcaklığının yürüyüş için en uygun olduğu dönem.
  • Sonbahar (Ekim – Kasım): Ege’nin o kavurucu sıcaklarının dindiği, Bafa Gölü üzerinde sislerin dans ettiği büyüleyici bir zaman dilimi.

Yaz aylarında burası oldukça sıcak ve gölgesiz olabilir, kışın ise kayalık zemin kayganlaşabilir. Bu nedenle rotanı planlarken bahar aylarını hedeflemeni öneririz. Diğer yürüyüş noktaları kadar ağaçsız olmasa da haziran-temmuz aylarında yürüyeceksen kendini güneşten koruman önemli.

1. Gün: Zirveden Göle Doğru Bir Zaman Yolculuğu

Latmos Gezisi 1. Gün

Latmos (Besparmak) Dağı ve Herakleia harabeleri arasında yer alan Kapıkırı köyü. Milas, Aydın, Türkiye.

Bizim tavsiyemiz yolculukta yokuşlarla boğuşmak yerine manzarayı içine çekerek ilerlemen için rotaya dağın kuzey yamacındaki Bağarcık’tan başlaman. Kapıkırı’ndan başlarsan dik yokuşlar seni yorabilir, ama Bağarcık’tan iniş yapmak hem daha akıllıca hem de çok daha keyifli. Burası sadece bir başlangıç noktası değil, aynı zamanda Latmos’un en görkemli kalıntılarına ev sahipliği yapan bir merkez.

Sabah: Mitolojinin ve Kalelerin Gölgesinde Uyanış

Güne fıstık çamlarının altında, dev kaya bloklarının gölgesinde uyanarak başlamaya ne dersin? Eğer “Konfor arıyorum!” dersen Bağarcık Kamp Alanı tam sana göre. Harika bir atmosferi var ve güne burada başlamak rotaya 1-0 önde başlamak demek.

Burada rotana ek olarak uğraman gereken iki nokta var. 

İlki kamp alanına oldukça yakın olan Bağarcık Kalesi. Bölgenin savunma hattının en önemli parçası. Kalenin surları arasından aşağı baktığında Beşparmak Dağlarının o meşhur ismini neden aldığını kendi gözlerinle göreceksin.

İkincisi ise mitolojik güzel Zeus Tapınağı. Tapınağın kalıntıları arasında dolaşırken binlerce yıl önceki insanların bu devasa kayalara neden hayranlık duyduğunu ve burayı neden kutsal saydığını anlayacaksın.

Öğle: İç Karia’nın Kalbinde Yürüyüş

Keşfini tamamladıysan şimdi rotanı aşağıya, Bafa’ya doğru kır. Önünde yaklaşık 17-18 km’lik nefis bir yol var.

Ayaklarının altındaki o antik döşeme taşları takip ederken fıstık çamlarının kokusunu içine çek. Burası sadece bir doğa yürüyüşü rotası değil, Karia Yolu’nun en özel etaplarından biri olan İç Karia’nın tam kalbi.

Yürürken karşına derme çatma tahta kapılar çıkarsa şaşırma! Köylülerin hayvanları kaçmasın diye yaptığı bu kapıları açıp geçebilirsin, ama arkandan kapatmayı sakın unutma. Yol boyunca sana eşekler, inekler ve tatlı tatlı öten kuşlar eşlik edecek.

Akşamüstü: Mola ve Bafa’da Gün Batımı

Asar Düzlüğü kamp yapmak için hayli güzel. Manzarası harika ve çadır kurmak için uygun düzlük var. 

Yürüyüşün sonunda Kapıkırı’ya ulaştığında bacaklarındaki yorgunluğu Bafa Gölü’nün o meşhur gün batımıyla takas edeceksin. Göl kenarında huzur dolu bir akşam seni bekliyor.

2. Gün: Mağaradaki Sırlar ve Antik Şehrin Ruhu

Latmos Gezisi

Muhteşem doğa manzarası içinde, büyük bir ağacın altında kurulmuş bir çadır.

Sabah göl kenarında güzel bir kahvaltı yaptıysan (Bölgenin geçim kaynaklarından olan zeytinyağı ve çam balına mutlaka şans ver.) keşfe devam ediyoruz. 

Kapıkırı’da yerel bir rehber eşliğinde Karadere mevkiindeki kaya resimlerine mutlaka gitmelisin. Neolitik Çağ’dan kalma o aile sahnelerini gördüğünde insanlığın ortak hikayesinin binlerce yıldır değişmediğini fark edeceksin. 8000 yıl öncesine selam vermek için uygun bir yer. 

Bugünün Kapıkırı köyü, aslında antik Herakleia şehriyle iç içe geçmiş durumda. Evlerin duvarlarında antik surları, bahçelerde lahitleri görebilirsin. Athena Tapınağı’nın gölgelediği yollarda yürümek paha biçilemez.

Eğer hala enerjin varsa rotanı Yediler Manastırı’na çevir. Hem Bizans freskleri hem de tepeden bakacağın o devasa gnays kayalarından oluşan manzara sana neden burada olduğunu bir kez daha hatırlatacak.

Bağarcık’tan Kapıkırı’ya doğru yürümek, daha az yokuş demek. Ancak Çörlen Asarı gibi zirve noktalarına çıkmak istersen buralar biraz daha efor isteyebilir. Özellikle bu kısımlarda yolu kaybetmemek için yerel halktan bir rehber desteği almak hem güvenliğin hem de bölgenin hikayelerini dinlemek için çok uygun.

Latmos’a Gitmeden Önce Çantana Atman Gerekenler

Latmos Gezisi alınacak eşyalar

Latmos gibi hem vahşi hem de binlerce yıllık yaşanmışlık kokan bir coğrafyaya gidiyorsan hazırlıksız yakalanmak istemezsin. Latmos’a giderken yanına bazı eşyalar alıp daha güvende hissedebilirsin:

  • Latmos’un bu mistik yollarında maalesef çeşme yok. Yanında en az 2 litre su bulundurmayı ihmal etmemeni öneririz.
  • Zemin kayalık ve yer yer dikenli olabilir. Bileğini saran sağlam bir trekking ayakkabısı en iyi dostun olacak.
  • Ege güneşi şakaya gelmez; şapkan ve güneş kremin mutlaka yanında olsun.
  • Latmos’ta telefon her zaman çekmeyebilir ve patikalar bazen kafa karıştırıcı olabilir. Rotanı önceden çevrim dışı haritalara (Wikiloc veya Google Maps gibi) kaydetsen iyi olur.
  • Bol bol fotoğraf ve video çekeceğin için telefonun şarjı o manzaralara yetmeyebilir. Powerbank almak şart.
  • 17-18 km’lik bir yürüyüşten bahsediyoruz. Kan şekerini dengeleyecek kuru yemiş, kuru meyve veya enerji barlarını çantana atabilirsin.
  • Sağlı sollu dikenli dar yollar bacaklarını çizebilir. İnce ama dayanıklı uzun bir alt giyim ya da tayt tercih edebilirsin.
  • Çizilmelere veya küçük sıyrıklara karşı yara bandı ve basit bir dezenfektan bulundurabilirsin.

Küçük Bir Not: Bölge sit alanı olsa da bu eşsiz doğayı korumak ve gelecek nesillere aktarmak için hepimize görev düşüyor. Giderken sadece ayak izini bırak, dönerken bolca anı getir!

Bu öneri ile yazımızın sonuna geliyoruz, ancak okumaya devam etmek istiyorsan “Türkiye’deki Tarihi Hiking Rotaları” başlıklı yazımıza geçebilirsin.

Sen Yeter Ki Uçmak İste! Seyahatini baştan sona planlamak için ihtiyacın olan her şey bende! Öneriler bende... Fikirler bende... Uçak bileti bende...

Leave a Reply