{0} tarihinden beri Pegasus BolBol üyesi
{0} BolPuanın {1} tarihinde süresi dolacak.
Uçuş yaparak BolPuan topla ve istediğin gibi harca!
{0} tarihinden beri Pegasus BolBol üyesi
{0} BolPuanın {1} tarihinde süresi dolacak.
Şehir Rehberi
Diğer Başlıklar
Diğer Şehirler
Brüksel, gezilecek yerler açısından zenginliği ile dikkat çekiyor. Kentin tarihi merkezi başta olmak üzere dört bir yanında ilgi çekici cazibe merkezleri sizleri bekliyor.

Kente ilk defa seyahat edecek gezginler gezilip görülmeye değer yerlerin sayısı fazla olduğu için seçim yapmakta zorlanabiliyor. Siz de benzer bir durumda kalırsanız, aşağıda sıralanan mekânlara öncelik verebilirsiniz.
Hareketli atmosfere sahip meydan, çevresini saran birbirinden güzel tarihi binalar nedeniyle gezginlerin şehirde ilk ziyaret ettikleri yer olma özelliği taşıyor. Ağustos ayında Çiçek Halı Festivali ile renklenen alanı gezerken, Manneken Pis (İşeyen Çocuk) heykeli başta olmak üzere kentin simgesi sayılan birçok cazibe merkezini yakından tanıma imkânı bulabilirsiniz.
15. yüzyıldan kalma belediye binası, Grand Place çevresinde ziyaret edilmeye değer yapıların başında geliyor. Ön tarafı çeşitli heykellerle süslü yapı, 96 metrelik gösterişli çan kulesi aracılığıyla meydanda bulunan gezginleri adeta selamlıyor.
Hotel de Ville’in ardından rotanızı Brüksel Şehir Müzesi’ne çevirebilirsiniz. Müze, meydanın güney tarafında yer alan Breadhouse’un 3 katını kaplıyor. Sergi alanlarını dolaşırken belediye binasının önündeki heykellerin orijinallerini ve kentin üç boyutlu modelini inceleyebilir, İşeyen Çocuk ile ilgili hem bilgilendirici hem de eğlendirici kısa filmi izleyebilirsiniz.
Andre Waterkey tarafından tasarlanan sembolik yapı, etkileyici kent manzarasını seyretmek isteyen gezginlerden yoğun ilgi görüyor. Anıt, her biri 18 metre çapındaki tam dokuz adet küreden oluşuyor. Gece ışıklandırması devreye girdiğinde çok daha etkileyici bir görünüme kavuşuyor.
Bruparck gezisi sırasında zaman ayırabileceğiniz bir diğer önemli cazibe merkezi konumundaki minyatür parkında, 80 farklı şehirde bulunan 350 binanın 1/25 ölçeğindeki kopyalarını yakından inceleyebilirsiniz. Tesiste ayrıca Avrupa Birliği hakkında bilgiler içeren interaktif bir gösterime de katılabilirsiniz.
Gotik mimarisi ile ziyaretçilerinin hayranlığını kazanan katedral, tarih sahnesine 9. yüzyılda St. Michael’e adanmış kendi halinde bir şapel olarak çıkmış. 11. yüzyılda Aziz Gudula’ya ait eşyaların taşınmasının ardındansa kiliseye dönüştürülmüş.
Parlamento binasına bir hayli yakın konumdaki saray, Belçika tarihi hakkında birbirinden değerli bilgiler edinebileceğiniz Musee Belvue’ye ev sahipliği yapıyor. Etrafında ise en az kendisi kadar etkileyici güzellikte bahçeler bulunuyor.
1180 yılında kurulan park, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının 50. yılını simgeliyor. Bünyesinde sportif faaliyetlere odaklanabileceğiniz, piknik yapabileceğiniz 30 hektarlık yeşil alanda zaman geçirirken Autoworld, Kraliyet Silah ve Askeri Tarih, Kraliyet Güzel Sanatlar müzelerini ziyaret edebilirsiniz.
Brüksel’de farklı temalara yoğunlaşmış çok sayıda müze bulunuyor. Bunlar arasında en yoğun ilgiyi ise Çikolata Müzesi görüyor. Joseph Jo Draps’ın eşinin önderliğinde 1998’de kurulan kültürel tesiste Belçika çikolatalarının nasıl yapıldığını öğrenebilir, öyküsünü dinleyebilir ve bol bol tadım yapabilirsiniz.